DSÖ, Türkiye depremlerinden etkilenen ergenler için duygusal desteği güçlendiriyor.
DSÖ, 6 Şubat 2023’te Türkiye’nin güneydoğusunda meydana gelen yıkıcı depremlerden etkilenen ergenlere ve bakım verenlerine ulaşmak için yeni destek alanları oluşturuyor. Erken Ergenlik Döneminde Duygulara Yönelik Beceriler Programı (EASE), zorlu yaşam koşullarına maruz kalan topluluklarda içselleştirilmiş stres tepkileri ile anksiyete veya depresif belirtiler yaşayan 10 ila 15 yaş arasındaki ergenlere yönelik, kanıta dayalı ve grup temelli bir psikolojik müdahaledir. Program, yerel ihtiyaçlara yanıt verebilmesi amacıyla DSÖ Türkiye Ülke Ofisi tarafından Türkçeye uyarlanmıştır.
EASE paketi, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile iş birliği içinde uygulanmaktadır. Ruhsal Engelli Bireyler için Sosyal İçerme Projesi kapsamında Avrupa Birliği ve DSÖ tarafından ortaklaşa finanse edilmektedir. Paketin yerel kullanım için doğru, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını sağlamak amacıyla yürütülen kapsamlı çeviri, son okuma ve teknik kalite kontrol sürecinin ardından, 2 ilde pilot uygulamalar gerçekleştirilmiştir.
Depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, birçok genç için etkiler ilk şokun ötesine geçerek stres, üzüntü, kaygı, içe kapanma ve diğer duygusal zorlanma belirtileriyle devam etmektedir. Etkilenen illerdeki çocuklar ve ergenler, günlük yaşamlarında, aile rutinlerinde ve güvenlik duygularında önemli kesintiler yaşamayı sürdürmektedir. Bu nedenle, ruh sağlığı ve psikososyal destek ihtiyaçlarına yönelik toplum temelli hizmetlerin güçlendirilmesi, iyileşme sürecinin temel bileşenlerinden biridir.
Erişilebilir müdahaleler
EASE paketi ulusal bağlama başarıyla uyarlanmış, yürütücü eğitimleri ise yerel uygulama kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlamıştır. DSÖ ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından geliştirilen müdahale, bilişsel davranışçı terapinin uyarlanmış unsurlarına dayanmaktadır. Eğitim almış ve süpervizyon desteği alan uzman olmayan uygulayıcılar tarafından yürütülebilecek şekilde tasarlanması, bu müdahaleyi özellikle çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış hizmetlerin sınırlı olduğu bölgeler için önemli hale getirmektedir.
DSÖ Türkiye Ülke Ofisinde Psikolog ve Teknik Uzman olarak görev yapan Şebnem Avşar Kurnaz, “Depremden etkilenen bölgelerdeki birçok ergen, günlük yaşamlarında uzun süreli stres, belirsizlik ve kesintilere maruz kaldı. EASE, onların duygularını anlamalarına ve yönetmelerine yardımcı olan yapılandırılmış ve kanıta dayalı bir yaklaşım sunarken, ebeveynlerin veya diğer bakım verenlerin iyileşme sürecindeki destekleyici rolünü de güçlendiriyor,” dedi. “Bu tür bağlamlarda, gençlerin ihtiyaç duydukları psikososyal destekten mahrum kalmamaları için erişilebilir ve toplum temelli müdahalelerin yaygınlaştırılması kritik önem taşımaktadır.”
İlk aşamaların ardından, müdahalenin ek illerde yaygınlaştırılması için yapılandırılmış bir uygulama planı başlatılmıştır. Bu müdahale kapsamında ergenler 7 hafta boyunca haftalık oturumlara katılmakta, bakım verenler ise destekleyici ebeveynlik becerilerini güçlendirmeyi ve ergenlerin öğrendiği becerilerin ev ortamında pekiştirilmesini amaçlayan 3 oturumda yer almaktadır.
Uygulamaya dönük araçlar
Birçok sağlık profesyoneli için programın en önemli yönlerinden biri, ergen dostu ve uygulamaya dönük araçlar sunmasıdır. Antakya Sosyal Hizmet Merkezi’nde psikolog olarak çalışan Makbule Bayraktar, “Bu eğitim sayesinde, bu yaş grubundaki ergenlerin duygularını anlamalarına nasıl daha iyi destek olabileceğimi daha net gördüm,” dedi. “Örneğin Duygular Kavanozu, bir gün içinde deneyimledikleri farklı duyguları fark etmelerine yardımcı oluyor. Nefes egzersizleri de zorlayıcı duygularla baş ederken sakinleşmeleri için onlara pratik bir alan açıyor.”
Defne Sosyal Hizmet Merkezi’nde psikolog olarak çalışan Onur Kuş ise “Afetler, yerinden edilme ve sosyoekonomik dezavantajlarla şekillenen bir bölge için bu çok uygun bir program,” dedi. “Bu yaş grubunun ilerleyen dönemlerde karşılaşabileceği ruh sağlığı risklerine karşı önleyici bir rol üstlenebileceğine inanıyorum.”
Defne İlçe Sağlık Müdürlüğünde Çocuk Gelişim Uzmanı olarak çalışan Yağmur Bahçeci, müdahalenin uzun vadeli değerine dikkat çekerek, pratik ve uygulanabilir yapısının zaman içinde önemli bir katkı sağlayabileceğini ve saha çalışmalarını güçlendirebileceğini vurguladı.
Başa çıkma becerilerinin güçlendirilmesi
EASE’in etkisi, oturumlara katılan bakım verenlerin ve ergenlerin evdeki günlük yaşamlarında gözlemledikleri değişimleri paylaştığı Büyükdalyan Konteyner Kenti’nde de görülmektedir.
Bir anne, oturumların ardından çocuklarına daha fazla dikkat etmeye başladığını, daha sağlıklı sınırlar koyduğunu ve daha sakin bir şekilde iletişim kurduğunu anlattı. “Çocuğum bana bağırdığında hemen tepki vermiyorum. İkimizin de sakinleşmesini bekliyorum, sonra konuşuyoruz,” dedi. Bir başka bakım veren ise zor anlarda artık oturumlarda verilen mesajları hatırladıklarını, çocuklarını daha dikkatli dinleyerek ve göz teması kurarak onları daha iyi anlamaya çalıştıklarını ifade etti.
Ergenler de oturumlarda öğrendikleri becerileri günlük yaşamlarında kullanmaya başlamıştır. Bir kız çocuğu, özellikle akşamları rahatlamasına yardımcı olduğu için artık nefes egzersizlerini uyguladığını söyledi. Bir başka ergen ise boş zamanlarında ya da bunalmış veya öfkeli hissettiğinde hikaye kitabına ve nefes tekniklerine geri döndüğünü anlattı. Bu küçük ancak anlamlı değişimler, yapılandırılmış psikososyal desteğin yalnızca oturum sırasında değil, günlük yaşamda da başa çıkma becerilerini güçlendirebildiğini göstermektedir.
Erişimin yaygınlaştırılması
Eğitmen Azat Duman’ın da belirttiği gibi, programın etkili şekilde uygulanması ve uzun vadede sürdürülebilir kılınması için her iki bakanlığın ortak katılımı kritik önem taşımaktadır. Bu kurumsal ortaklık, girişimin en güçlü yönlerinden biridir ve kanıta dayalı ruh sağlığı ve psikososyal desteğin, depremden etkilenen bölgelerde mevcut sağlık ve sosyal hizmet sistemlerine entegre edilmesine katkı sağlamaktadır.
EASE paketinin DSÖ’nün yayın platformu üzerinden Türkçe olarak kamu erişimine açılmasıyla birlikte, bir sonraki aşama erişimin yaygınlaştırılmasına odaklanacaktır. Daha fazla ergenin ve bakım verenin zamanında ve yapılandırılmış destekten yararlanabilmesi için yeni eğitimler ve danışmanlık oturumları planlanmaktadır. Bölge depremlerin ardından yeniden yapılanma sürecini sürdürürken, EASE’in Türkçe uyarlaması pratik bir müdahale sunmakta ve iyileşmenin duygusal toparlanmayı, aile bağlarını ve gençler için yenilenen umudu da içermesi gerektiğini hatırlatmaktadır.









